Sitemizin ikinci röportajımızı, uzun mesafe branşında 2006 senesine damgasını vuran Selahattin SELÇUK ile yapıyoruz.. SELÇUK bu sene 1.' nci Bursa Osman Gazi Tarihi Kent Koşusu,
Üniversitelerarası 80. Yıl Koşusu,
19 Mayıs Yarı Maratonu, 2.' nci İsmail Akçay Klüplerarası Yarı Maratonu ve Sakarya Zaferi anısına koşulan yarışta birinci, Avrupa Dağ Koşusu' nda ikinci ve Dünya Dağ Koşusu' nda da dördüncü gelerek başarılı bir yılı geride bıraktı. Şimdi sizlere ilkokul sıralarından zirveye giden yolda Selahattin SELÇUK röportajı ile başbaşa bırakıyoruz.
Öncelikle kendini tanıtır mısın? Kimdir Selahattin SELÇUK? Antrenörün kim? Atletizme hangi klüp çatısı altında devam ediyorsun ?
10.01.1983 tarihinde Erzurum' un Tekman ilçesinde dogdum. İlk, orta,
lise öğrenimimi Erzurum' da tamamladım, halen Erzurum Atatürk Üniversitesi Beden
Eğitimi ve Spor bölümü son sınıf öğrencisiyim. Atletizm yaşamımda ilk antrenörüm Nevzat ÜNLÜ idi. Ardından Nihat
BAYBURT ile çalıştım. Kocaeli Büyükşehir
Belediyesi Kağıtspor adına yarışmaktayım. Ankaraya yerleştikten sonra şu andaki antrenörüm Satılmış
ATMACA' yla çalışmalarımızı sürdürmekteyiz, antrenman bilgisi olsun,
disiplinli çalışması olsun Satılmış ATMACA' yı çok begeniyorum.Belki de kendisi
olmasaydı bu kadar başarılı olamazdım. Herşeyden önce antrenörüme çok
güveniyorum.
Atletizme nasıl başladın? Diğer spor dalları ile bir geçmişin var mı?
Daha ilkokul 3 sınıftaydım; birgün öğretmenimin okul içinde yarışma düzenlediğini gördüm ve arkadaşıma
yardım etmek için onunla birlikte 1,5 km' lik mesafeyi elbiselerimle birlikte koştum ve arkadaşım yarışta birinci geldi.
Varış yerine gelince arkadaşımın yanından ayrıldım, çünkü ögretmenim görürse
kızar diye düşünmüştüm; ama düşündüğüm olmadı, çünkü öğretmenim beni yanına
çağırdı ve okul numaramı sordu. Bense numaramı vermek istemedim, "Ögretmenim ben koşmadım" dedim ama
bu cevap yetersizdi onun için. Numaramı aldı ve böylece yarışlara gidip gelmeye başladım. Belki o gün arkadaşıma yardım etmeseydim birinci gelmesi için şu an atletizmle uğraşmayabilirdim. Yarışta
kendisine yardım ettiğim arkadaşım ise şu anda cezaevinde. Yani spor olmasaydı ben de
şu anda cezaevinde olabilirdim...
Atletızme başlamadan önce Erzurum' da
bir futbol takımında 1 yıl futbol oynadım. Oldukça da başarılıydım ama maddi desteğim
olmadığı için futbolu bırakıp atletizm yapmaya karar verdim.
Branş olarak genel anlamda uzun mesafe koşuyorsun. Neden bu mesafe? Seni bu mesafede başarılı etkenler nedir? Örneğin Erzurum şartlarında atletizm yapman bunda ne kadar belirleyici?
Malum; bilirsiniz ki Erzurum karıyla ve soğuğu ile bilinir, o yüzden çıkıp uzun uzun koşmaktan başka bir çaremiz yoktu ve abilerimiz uzun
mesafeci oldukları için hep onları takip etmek istemişizdir. Bunun yanında antrenör yetersizliği de beni bu dala sevketti, bunu da hesaba katarsak geriye abilerimizin yolundan gitmek kaldı. Bu yüzden uzun mesafe branşını seçtim.
Beni bu
mesafede etkin kılan cok hırslı ve azimli olmamdır.
Kendi branşında örnek aldığın yerli veya yabancı atlet var mı? Bu anlamda tarzını beğendiğin biri var mı?
Kendi branşımda sporcu olarak örnek aldığım kişi Satılmış ATMACA. Stil
olarak da tabiki Kenenisa BEKELE'yi begeniyorum.
Her ne kadar 2004 ve 2005 yıllarında da kendi adına başarılı sonuçlar aldın ise de, 2006 yılı adeta senin yılın oldu. Dünya Üniversiteler Şampiyonası ve birkaç yarış haricinde bu sene katıldığın yarışlarda seni podyumlarda görmeye alıştık. 2006 yılını farklı kılan nedir?
Ocak ayında antrenörümü değiştirdim ve degişik bir antreman sistemiyle calışmalara devam ettim ve bunun sonucu olarak da başarılarım arttı
.
Sanırım 2006 Mart' ından bu yana çalışmalarını Ankara' da yürütüyorsun. Antrenmanlarından bahseder misin bize? Bu başarılar düzenli bir çalışmanın ürünü olsa gerek. Antrenörünle uyguladığınız taktikler var mı koşacağın yarışa göre değişen?
Evet Mart ayında Ankara' ya
yerleştim. Ankara' nın ikliminin Erzurum' a göre daha yumuşak olması ve sentetik pist imkanının bulunmasından dolayı antremanlarımı daha düzgün yaptım; bu da başarımıza yansıdı. Hedef
olarak seçtiğimiz yarışlarımızda, parkurun özelligi ve yarışan sporcu arkadaşlara göre değişik
taktikler uyguluyoruz.
Temmuz ayında Avrupa Dağ Koşusu Şampiyonası' ndaki ikinciliğin ve 10 Eylül' de Dünya Dağ Koşusu Şampiyonası' ndaki Dünya dördüncülüğün var. Buna rağmen 10 Eylül' deki yarışın ardından 13 Eylül' de katıldığın Sakarya Zaferi yarışından birincilikle ayrılıyorsun. 3 gün arayla biri 12.000 metre, diğeri 15 km iki yarış. Bu tespiti şundan yapıyorum; Dağ Koşusu zor mudur? Nedir bu dalda önemli olan? Bir atleti ne kadar yıpratır bu mesafe?
Evet dağ koşusu çok zor bir branştır. Her branşta
olduğu gibi prensip çalışmak, çalışmak ve yine çalışmak.... Maraton nasıl ki bir
insanı yıpratıyorsa dağ koşusunun da ondan bir farkı yok diyebiliriz.

Günümüz Türkiye' sinde yaşanan bir sorun; sporcuların geçim kaygısı. Sitemizde yaptığımız ankette katılımcıların “Türk atletinin en önemli sorunu nedir?” sorusuna verdikleri yanıtın % 39' u geçim sıkıntısı, % 36' sı ise sponsorluk müessesine ilişkin. İkisini toplarsak atletlerin %75' i bir şekilde maddi destek arayışında. Atletizmden seni tatmin edecek bir kazancın var mı? Bu hali ile destek almadan daha ne kadar koşacaksın? Atatürk Üniversitesi' nde lisans eğitimine devam ediyorsun. İstanbul milletvekili Berhan ŞİMŞEK ve arkadaşlarının Meclis' e getirdiği Beden Eğitimi mezunu milli atletlerin Beden Eğitimi öğretmeni olabilmelerine yönelik yasa tasarısı komisyona geri çekildi. Böyle bir yasa kanunlaşsa öğretmenlik yapmak ister misin?
Ben de diğer
sporcular gibi maddi sıkıntı içerisindeyim; klubüm Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kağıtspor' dan aldığım maaşla ancak
zorunlu ihtiyaçlarıma karşılıyorum. Sizin de bildiğiniz gibi profesyonel bir
sporcunun ekonomik yardım alması ve belirli tarihlerinde kamp yapması gerekiyor;
ama külübün verdiği para ancak o tür harcamalara gidiyor. Demek istedigim
maddi imkan profesyonel bir sporcu için çok önemli.
Gelecek planlarından devam edersek; bizler Selahattin SELÇUK' u hangi parkurda mücadele verirken izleyeceğiz? 2008 Pekin Olimpiyatları' na katılmak için bir gayretin olacak mı örneğin? Bize gelecekteki hedeflerinden bahseder misin?
İlerdeki hedefim
maraton koşmak, onun için şu an alt mesafeleri daha iyi koşup ileride maraton
koşarken zorlanmadan başarıyı yakalamak istiyorum. İlk önce gelecek sene
maratonda kendimi denedikten, sonra 2008' deki Pekin Olimpiyatlarına katılmak
için büyük bir disiplin içerisinde çalışmalarımıza devam edeceğiz. Daha uzun vadede ise hedefim
2012 olimpiyatlarında moratonda ülkemize madalya
kazandırmak.

21 Ekim 2006 tarihinde sitemizde faaliyete geçirdiğimiz Atlet Köşesi projemiz ile basında yeteri kadar yer almayan atletizm başarılarını gündeme taşımak ve atletlerin birbirleri ile olan irtibatını sağlama hedefindeyiz. Sağolasın sen de projemize gerekli desteği verdin. Projemizi değerlendir misin? Beğeni ve eleştirilerini dile getir misin?
Ben de size katılıyorum ve projenizi çok beğeniyorum. Bu proje ile atletlerin birbirini daha
iyi tanıyacağına ve kaynaşacağına inanıyorum. Sizi bu projenizden
dolayı kutluyorum ve başarılarınızın devamını diliyorum.
Selahattin röportaj teklifimizi geri çevirmediğin için teşekkür ederim. Spor hayatında başarılar dilerim .Son olarak iletmek istediğin ve bizim değinmediğimiz bir konu varsa onu da alalım ve bu şekilde röportajımıza son verelim.
Atletizm
camiası için daha iyi bir sezon olacağını düşünüyorum ve buradan tüm
arkadaşlarıma şimdiden başarılar diliyorum. İnşallah herkes istedigi ve hedef
ettigi yarışlarını en iyi şekilde koşar ülkemizi en iyi şekilde temsil
ederler. Bana da kendimi ifade etme imkanını verdiğiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Başarılar diliyorum...
Röportaj Tarihi :
03.11.2006
Röportajı Yapan : Mustafa CEYLAN (www.abdilceylan.com editörü)
Bu röportaj 7624 defa görüntülendi